26 Ocak 2012 Perşembe

Mercedes-Benz'in Rüzgar Tüneli : İstenilen Koşulda İstenilen Hava Durumu

Önce dondurucu bir soğuk geliyor, sonra bir kasırga ile mücadele ediyorsunuz, en sonunda da tropikal sıcaklıklarda bir güneş ortaya çıkıveriyor.

Hayır, bu hızlı iklim değişikliklerinin sardığı fütüristik bir dünya vizyonu değil; mevcut koşulların Mercedes-Benz'in Stuttgart'taki Sindelfingen Teknoloji Merkezi'nde yaratıldığı bir rüzgar tünelinin içinden kesitler sadece.



Otomobil üreticileri araçlarının en zor koşullar altında bile çalışmalarını sağlamak için uzun yıllardır geliştirme araçlarını dünyanın çeşitli yerlerine gönderiyorlar. Kuzey Kutup Dairesi'nin dondurucu soğuklarından Ölüm Vadisi'ndeki kavurucu sıcaklara, Mercedes-Benz gibi şirketler müşterileri onları nereye sürerse sürsün araçlarının bu güç şartlarla başa çıkabileceğini öğrenme ihtiyacı duyarlar.

Hava durumu her ne kadar değişken olsa da, Mercedes-Benz'in yeni rüzgar tünelleri mühendislere iklimi eksiksiz bir şekilde kontrol etme izin imkanı tanıyor. Bu imkan onlara, geliştirme sürecinde araçları ve bileşenleri çok önceden test etme olanağı sağlıyor.

Tüneller oldukça zorlu koşulları oluşturmak için kullanılabiliyor : Aşırı soğuklardan aşırı sıcaklığa, saatteki hızı 265 km'yi bulan kasırgalardan her türlü tropikal yağmur ve kar fırtınalarına kadar herşey bu tünellerde oluşturuluyor. Her tünelde ayrıca yolların 265 km. hıza kadar ulaşması için yuvarlanan bir de dinamometre bulunuyor, böylece otomobiller herhangi bir koşul altında yüksek hızlarda simüle edilerek test edilebiliyor.

Her zaman kalitesiyle övünen Mercedes-Benz gibi bir üretici için, bazen gerçek iklim koşulları da test için yeterli olmayabiliyor.

Daimler AG Ar-Ge Departmanı'ndan Dr Thomas Weber, "Test sürüşlerimiz için İsveç'in kutup bölgelerinde bile sıcaklık kış aylarında her zaman istediğimiz derecede düşük olmayabiliyor. Veya test için her zaman yüksek yaz sıcaklarının oluşmasını bekleyemeyiz... Yeni iklimsel rüzgar tünellerimizde, yılın herhangi bir zamanındaki iklim koşullarını istediğimiz anda oluşturabiliyoruz." şeklinde konuşuyor.

Bu değişen iklim koşulları, Mercedes-Benz'in otomobillerini frenlerin aşırı sıcakta ve ağır kullanım kotrolünden elektronik sistemlerin nemlilikte ve muson yağmurlarında çalışıp çalışmayacağına kadar tüm yönleriyle test etmesini sağlıyor. Tüm bu kotrollerin yapıldığı oda ise ses geçirmez nitelikte olup, mühendislerin belirli sıcaklıklarda ve belirli koşullarda oluşabilecek en ufak bir sesi veya çatırtıyı bile tespit edebilmelerine olanak sağlıyor.



İstenilen hava koşullarını oluşturmak Mercedes-Benz'e ayrıca aynı testleri defalarca yapma ve bu koşullar altında test sonuçlarını doğrulama olanağı da sağlıyor.

Öte yandan tüneller oldukça emniyetli ve test platformu etrafında ortaya çıkabilecek yangın tehlikesine karşı söndürücüler ile donatılmış. Böylece test güvenliği artırılmış ve son derece pahalı prototiplerde oluşabilecek hasar en aza indirilmiş oluyor.

Bu tüneller sadece iklim koşullarının test edilmesini kapsamıyor, ayrıca maliyeti ve dünya çapındaki nakliye araçlarının çevresel etkisini büyük ölçüde azaltıyor.

Yakın bir gelecekte yepyeni bir Mercedes-Benz satın almak için yeteri kadar şanslıysanız, aracınızın size ulaşana kadar ne kadar zor koşullar altından çıktığını bilmek güzel olacak.

Kaynak : Mercedes - Benz

Haber : MotorAuthority





3 Ocak 2012 Salı

Mercedes-Benz A-Sınıfı Konsept Aracın Yapılışına Şahit Olun

Yakın geçmişte Mercedes-Benz'den, aralarında bu videoda da yer alan konsept A-sınıfı, F125 ve F800'ün de yer aldığı bir dizi çarpıcı konsept otomobil gördük. 

Şimdi gelin üreticinin yayınladığı bir videoyla hayata, geleceğe dönük kavramlar getiren bir Mercedes-Benz konseptinin yapımına yakından bakalım.

Konsept A-sınıfı yeni bir şey değil, fakat dış tasarımcı Mark Fetherston ve iç tasarımcı Jan Kaul'ün konuştukları bu video, mümkün olduğu kadar yeni ve ilginç. Fetherston ve Kaul, hayal güçlerinden gerçek dünyaya geçirerek bir konsept otomobilin nasıl yapıldığına dair size perde arkasında olanları görme fırsatı veriyor.






Kaynak : AutoEvolution / MotorAuthority



28 Aralık 2011 Çarşamba

En Beğenilen 20 Şirketten Biri de Mercedes-Benz Türk


Capital Dergisi'nin gerçekleştirdiği "Türkiye'nin En Beğenilen Şirketleri" araştırmasında Mercedes-Benz Türk, en beğenilen 20 şirket arasında yerini aldı.

Capital Dergisi'nin her yıl gerçekleştirdiği "Türkiye'nin En Beğenilen Şirketleri" araştırmasının 2011 yılı sonuçları açıklandı. En çok beğenilen şirketlerden biri olmanın koşulları "hız kesmeyen yatırımlar, yenilikçi ürünler ve müşteriyi merkeze alan yaklaşım" olarak açıklandı.

"Türkiye'nin En Beğenilen 20 Şirketi" listesine bu yıl ilk kez giren Mercedes-Benz Türk'ün Direktörler Kurulu Başkanı Wolf-Dieter Kurz da bu durumdan oldukça memnun. Kurz, fabrikalara ve yeni ürünlere yaptıkları sürekli yatırımların, güncel teknolojilerin, ürünlerinin kalitesinin, iş verimliliğini artturumının ve sunulan yeni ürünlerin şirketin başarı sırlarından olduğunu söyledi. Kurz ayrıca, bunları yaparken çalışanların memnuniyetinin de ilk sırada tutulduğunu belirtti ve "En Beğenilen Şirketler" listesinde yer almanın tek bir nedene bağlı olmadığını , 45 yıllık birikimin sonucu olduğunu ekledi.


Kaynak: Mercedes-Benz Türk

22 Aralık 2011 Perşembe

Mercedes'ten Yakıt Verimliliğini Artıracak Yeni "Aero Trailer" Konsepti


Yıllar boyunca otomobil şirketleri aerodinamik teknolojisini otomobiller için kullandı, fakat yük taşıyıcı römorklar için bugüne kadar hiç kimse birşey yapmamıştı. Römorklar tekerlekli mini fırın gibiydiler.

Mercedes-Benz bu konuda da yeni bir tasarımla karşımızda. "Mercedes-Benz Aero Trailer" adını verdikleri konsept römorkta ön bir rüzgarlık, arka difüzörarka uç özel tasarımı ve yan paneller bulunuyor. Bu özel eklentilerle Aero Trailer, Mercedes Actros römorkuyla karşılaştırıldığında %18 daha az rüzgar direnciyle karşılaşıyor. Şirket ayrıca römorkun yılda 150.000 km seyahat edebileceğini, yakıt tüketiminin %5 oranında azalarak 2.000 litre dizel tasarruf edileceğini ve atmosfere 5 ton daha az karbondioksit salınımının olacağını öngörüyor.

Herşeye rağmen Aero Trailer'ın yollarda olması için özel yasal muafiyete ihtiyacı olacak. Aero Trailer'ın kuyruk uzantısı römorku, mevcut yasaların izin verdiği uzunluktan yarım metre daha uzun yapıyor. Bu konuda ilerleyen günlerde ne tür gelişmeler olacağını hep birlikte göreceğiz.


Kaynak : AutoBlogGreen / BenzInsider



28 Eylül 2011 Çarşamba

AutoTram : Hibrid Otobüs/Tren Kombinasyonu

Tam anlamıyla ne bir otobüs, ne bir tramvay, ne de bir tren. Aslında herşey, fakat yepyeni bir tasarım olduğu çok açık. Fraunhofer Enstitüsü'nden  AutoTram geliştiricileri, toplu taşıma araçlarını çalıştıracak ilginç bir yol bulmuşa benziyorlar.

Elektrikli araçlar genellikle tek şarjla çalışırken AutoTram, 30 saniyelik aralıklarla güç veren şarj durakları arasındaki rotada yolculuk ediyor.

Fraunhofer Enstitüsü ulaşım departmanı başkanı Ulrich Potthoff, "AutoTram'ın bir otobüs sistemi gibi esnek ve hafif raylı sistemden de daha ucuz olmasını istedik. Bu sistemin önemli bir avantajı da herhangi bir demilyoluna ya da havai elektrik hattına ihtiyacı olmaması." şeklinde konuşuyor.

AutoTram'ın geliştirilme aşamasında araştırmacılar, araca kısa sürede büyük ölçekte enerji depolama kapasitesi veren, bir pil ve bir süper-kapasitör arası bir karışım geliştirdi. 

AutoTram'ın menzili şüphesiz ki kısa. Almanya, Dresden'de geliştirilen araç, bir şarj istasyonuna ulaşmadan önce bir defada yaklaşık 2 km. yol alabiliyor. Yolcu platformuna geldiğinde ise kendini kitliyor ve 700 voltluk bir güç alıyor. Potthoff, 2 kilometrenin çoğu şehir için gayet iyi bir mesafe olduğunu söylüyor, fakat yine de yolunda gitmeyecek herhangi bir duruma karşı araçta yedek bir dizel elektrik jeneratörü bulunuyor.

Potthoff, ekibinin yaygın olarak kabul edilen ve elektrikli otomobillerde bulunan lityum-iyon pillerinin kullanımına karşı olduğunu söyledi. Çünkü ağır ve pahalı olmasının yanı sıra, bu pillerin çoğunun sadece sınırlı sayıda yük taşıdığını belirtiyor. Potthoff'a göre AutoTram'ın hibrid güç depolama sistemi, bir ömür boyunca önemli ölçüde daha fazla şarj etmeye olanak sağlayacak. 

AutoTram'ın gelecek yıl tamamlanacak son versiyonunun, hafif raylı sistemlerin ömrü üzerinden %30 ila %50 daha ucuz olması bekleniyor. Fakat yine de dizel otobüslere göre daha pahalı olacak gibi gözüküyor. Yüksek maliyetlere rağmen AutoTram, temiz ve kablosuz bir sistem yaratma adına, şehirler için geçerli bir çözüm olabilir.

Kaynak : SmartPlanet

Foto : Fraunhofer